Kompozitlerin Özellikleri (properties of composites)

Kompozitler kuvvetli heterojen malzemelerdir; dolayısıyla bir kompozitin özellikleri malzemenin değişik noktalarında farklı olabilir. Monolitik seramikler ve metalik alaşımlar genellikle homojendirler. Kompozitlerin çoğu, özellikle fiber takviyeli kompozitler anizotropiktir; yani, özellikleri yöne göre değişir (izotropik malzemelerin özellikleri her yönde aynıdır).

Uzun-fiber takviyeli kompozitler kısa-fiberlerle (süreksiz-fiberler) takviyeli olanlardan daha kuvvetlidir. Uzun-fiber takviyeli kompozitler bir matris ve uzun-fiberler şeklindeki bir takviye fazdan oluşur; uzun-fiberler tek-yönlü, veya çift-yönlü oryente olabilir.

Kısa-fiber takviyeli kompozitler bir matris ile dispers faz olarak kısa- fiberlerin bulunduğu kompozitlerdir; bunlar rastgele, veya istenilen oryantasyonda hazırlanabilir. Tipik örnek olan whiskerler (grafit, SiC, SiN, Al2O3, v.s.), yüksek kristalin yapılarda ve çok kuvveti malzemelerdir.

Bir fiber takviyeli kompozitin performansı fiberin uzunluğuna, çapına, oryantasyonuna, bileşenlerin miktar ve özelliklerine ve aralarındaki bağlanmaya göre değişir. Sürekli fiberler (veya filamentler) yoğunlukları düşük, kuvvetleri yüksek olduğundan uzunlukları mekanik özellikler üzerinde çok etkilidir. Özel oryantasyonlu daha kısa fiberler (cam, seramik veya çok-amaçlı fiberler gibi) içeren kompozitler ise, sürekli fiber takviyeli kompozitlerden çok daha yüksek kuvvete sahiptirler.

Fiber takviyeli kompozitlerin çoğu, özellikle PMC’ler, MMC’ler ve CCC’ler metaller gibi plastik davranış göstermediklerinden gerilime karşı daha hassastırlar. Plastik deformasyon olmadığı halde bu kompozitler monolitik seramikler gibi kırılgan değildir. Kompozitler, heterojen yapıları nedeniyle, dayanıklılığın (toughness) da katkısının olduğu kompleks bir kırılma veya çökme mekanizması gösterirler.

Kompozit maddelerin kendilerine özgü karakteristikleri, özellikle de anizotropisi, özel dizayn metotları gerektirir. Dört tip kompozitin her biri çok sayıda malzemeyi kapsadığından genellemeler yapmak oldukça zordur. Ancak, bir malzeme sınıfı olarak ele alındığında kompozitler için ortak özellikler yüksek kuvvet ve modül, düşük termal genleşme katsayısı (CTE); düşük yoğunluk; yorulmaya (fatigue), kaymaya, kayma çatlamasına veya kırılmasına (creep rupture), korozyona ve aşınmaya karşı direnç olarak sayılabilir.

Monolitik malzemelerde olduğu gibi, dört tip kompozitin her biri kendine özgü özellikler gösterir. Örneğin CMC’ler özellikle yüksek sıcaklıklara kadar korozyona, oksidasyona ve aşınmaya dayanıklıdır.

Mekanik özellikler ve malzeme hafifliğinin önemli olduğu uygulamalarda dikkat edilen değerler spesifik kuvvet (kuvvet/yoğunluk) ve spesifik sıkılıktır (stiffness) (sertlik/yoğunluk). Şekil-29’da konvensiyonal yapısal metallerin (çelik, titanyum, aluminyum, magnezyum ve berilyum), iki mühendislik seramiği (silikon nitrid ve alumina) ve tipik bazı kompozitlerin spesifik stiffness ve spesifik gerilme kuvvetleri verilmiştir. Kompozitler, takviye olarak sürekli fiberler (karbon, aramid, E-cam ve boron) içeren polimer matris kompozitler ile bir metal matris kompozittir (silikon karbid partikül takviyeli aluminyum). Diğer bir malzeme de berilyum-aluminyumdur; bu malzeme düşük çözünürlük özelliği nedeniyle bir alaşımdan ziyade, bir tip metal matris kompozit olarak düşünülebilir.

Şekil-29’daki karbon fiberler çeşitli öncül malzemelerden yapılmıştır, poliakrilonitril (PAN), petrol zifti ve kömür katranı zifti tipik öncül malzemelerdir. Bunlardan PAN bazlı karbon fiberler diğer iki öncül malzemeden üretilenlerden (bunların kısmen benzer özelliklerdedir) çok farklı özelliktedir. Çeşitli karbon fiber tipleri vardır: SM (standart-modül), UHS (ultra yüksek kuvvet), UHM(ultra yüksek modül) PAN fiberler ve UHM (ultra yüksek modül) zift veya katran fiberler gibi.

Şekil-29: Kompozit malzemeler, monolitik metaller ve seramiklerin spesifik modüllerine göre spesifik gerilme kuvvetleri

Fiber takviyeli kompozitlerin özellikleri fiber oryantasyonuna çok fazla bağlı olduğundan fiber takviyeli polimerler ‘line’larla tanımlanır. Üst uç bir tekyönlü laminatın aksiyal (eksensel) özelliklerinin karşılığıdır; tüm fiberler bir yönde dizilmiştir. Alt uç bir quasi-izotropik laminatı tanımlar; bunlar, fiberlerin düzlemindeki tüm yönlerde eşit stiffness ve yaklaşık olarak eşit kuvvet özelliklerine sahiptir. Şekil-29’da görüldüğü gibi kompozitler kuvvet ve sertlik bakımından metallere kıyasla önemli avantajlara sahiptir. Bu özellikleriyle mühendislik uygulamalarda geniş kullanım alanına sahiptirler.

Şekil-30: Aluminyum ve tek-yönlü polimer matris kompozitler için maksimum gerilim-çökme saykıl sayısı eğrileri; gerilme oranı R = 0.1

Şekil-31: Silikon karbid partikül takviyeli aluminyum kompozitin termal genleşme katsayısının partikül hacim fraksiyonuyla değişimi

Fiber takviyeli kompozitlerin özellikleri fiber oryantasyonuna çok fazla bağlı olduğundan fiber takviyeli polimerler ‘line’larla tanımlanır. Üst uç bir tekyönlü laminatın aksiyal (eksensel) özelliklerinin karşılığıdır; tüm fiberler bir yönde dizilmiştir. Alt uç bir quasi-izotropik laminatı tanımlar; bunlar, fiberlerin düzlemindeki tüm yönlerde eşit stiffness ve yaklaşık olarak eşit kuvvet özelliklerine sahiptir. Şekil-29’da görüldüğü gibi kompozitler kuvvet ve sertlik bakımından metallere kıyasla önemli avantajlara sahiptir. Bu özellikleriyle mühendislik uygulamalarda geniş kullanım alanına sahiptirler.

Şekil-32: Metaller ve karbon fiberlerin elektrik dirençleri-termal iletkenlikleri

Yüksek statik kuvvet özelliklerine ilaveten fiber takviyeli polimerler, fatigue (yorulma) yüklenmeye de fevkalade dirençlidir. Şekil-30’da, aluminyum ve bazı tek-yönlü PMC’in maksimum gerilimle (stres, S) çökme saykıl sayısının (N) nasıl değiştiği görülmektedir. R = 0.1 (minimum gerilim/maksimum gerilim). Kompozitler, aramid, boron, SM karbon, HS cam ve E-cam takviyeler içeren epoksi matrisli malzemelerdir. Yorulmaya (fatigue) karşı fevkalade dirençli olmaları nedeniyle kompozitler havacılık uygulamalarında (helikopter rotor kanatları) ve otomobil endüstrisinde (amortisör yayı) kritik bazı malzemelerde metallerin yerini almıştır.

Kompozit malzemelerin yapısal ürünlerde geniş kullanım alanı bulmasında ana neden üstün mekanik özellikleridir. Ayrıca, düşük, ayarlanabilen termal genleşme katsayısı (CTE) ve yüksek termal iletkenlik gibi önemli fiziksel özellikleri de kompozitlerin uygulama alanlarının giderek artmasının önemli nedenleridir.

Karbon ve aramid fiberlerle takviyeli PMC’ler ve silikon karbid partikül takviyeli aluminyum gibi çok sayıda kompozitin termal genleşme katsayısı düşüktür; bu özellik boyutsal kararlılık gerektiren uygulamalarda önemli bir avantajdır. Uygun takviye ve matris malzeme seçimiyle CTE değerinin sıfıra yakın olduğu kompozitlerin üretimi de mümkündür. Termal genleşme katsayısının ayarlanabilir olması, benzeşmeyen malzemelerin bir araya getirilmesinde ortaya çıkan termal gerilim ve distorsiyonu en düşük seviyeye düşürmeye olanak verir.

Şekil-31’de silikon karbid partikül takviyeli aluminyum kompozitin CTE değerlerinin partikül miktarıyla değişimi verilmiştir. Takviye miktarının değişmesiyle elde edilen CTE değerleri, önemli mühendislik malzemeleriyle (çelik, titanyum ve alumina gibi) kıyaslanabilir seviyelerdedir. CTE’nin gerekli değere ayarlanabilmesi, özellikle elektronik malzemelerde önemlidir; uygun CTE, seramik substratlar, yarı iletkenler ve lehimli bağlantıların çökmesine neden olan termal gerilimleri karşılar.

Bazı özel kompozitlerin sahip olduğu diğer bir önemli özellik yüksek termal iletkenliktir. Bu tür malzemeler ısı dağıtımının gerekli olduğu koşullar için uygundur. Ayrıca, yoğunluğun düşük olması da ağırlığın önemli olduğu ısıl kontrol uygulamalarda özel bir avantaj sağlar; örneğin, diz üstü bilgisayarlar, havacılık elektroniği, uzay aracı komponentleri (radyatörler gibi) bu tür kompozitlerin tipik uygulama alanları olarak sayılabilir.

Çok sayıda termal iletken kompozit vardır. Bu tür malzemelerde kullanılan en önemli takviyeler zift bazlı karbon fiberlerdir. Şekil-32’de konvensiyonal metaller ve karbon fiberler için termal iletkenliğin elektriksel dirençle değişimi verilmiştir. Görüldüğü gibi PAN bazlı fiberlerin termal iletkenlikleri relatif olarak daha düşüktür. Oysa bakırdan iki kat daha yüksek termal iletkenliğe sahip zift bazlı fiberler vardır. Bu takviye malzemeler aynı zamanda, sıkı (stiffness) ve düşük yoğunlukludur. Karbon fiber eğrisinin üst ucundaki fiberler kimyasal buhar depozisyon (CVD) yöntemiyle yapılmıştır. Karbonun diğer bir formundan yapılan fiberlerin (elmas) termal iletkenlikleri ~2000 W/m.K’dir.


2.3.1. Mekanik Özellikler

Çok sayıda ve çeşitli PMC, MMC, CMC, ve CCC vardır; burada bazı tipik örnekler ele alınmıştır.

Kompozitlerin monolitik malzemelere tercih edilmesinin temel nedeni mekanik özelliklerinin çok yüksek olmasıdır. Örneğin, yüksek termal iletkenlik ve uygun CTE değerli bazı kompozit sistemler elektronik paketlemede, çok yüksek stiffness, yaklaşık sıfır CTE değerli ve düşük yoğunluklu karbon takviyeli polimer kompozitler ise uzay aracı yapı malzemelerinde kullanılmaktadır.

Kompozitler kompleks, heterojen ve çoğu zaman anizotropik sistemlerdir. Özellikleri çok sayıda değişkene bağlıdır; takviye malzemenin formu, hacim fraksiyonu ve geometrisi; arafazın özellikleri, takviye ve matrisin bağlantı bölgesi; ve kompozitteki boşluk miktarı gibi. Kompozitin üretim prosesleri bu gibi değişkenleri etkiler. Aynı matris ve takviyenin kullanıldığı sistemlere farklı prosesler uygulandığında elde edilen kompozitlerin özellikleri değişik olur.

Kompozitlerin özellikleri, daha önce de belirtildiği gibi, takviye malzemenin formuna, hacim fraksiyonuna ve geometrisine bağlıdır. Örneğin, Tablo-4’de bazı E-cam fiber takviyeli poliester kompozitlerin özellikleri verilmiştir. Takviye formları süreksiz fiberler, dokuma roving ve düz, paralel, sürekli fiberlerdir.

Görüldüğü gibi süreksiz takviye sürekli takviye kadar etkili değildir. Ancak, süreksiz fiber takviyeli kompozitlerin proses sırasında akışkan olmaları kompleks kalıplama parçaların fabrikasyonun kolaylaştıran bir avantajdır. Süreksiz fiber takviyeli kompozitler üç sınıf altında toplanabilir:


Tablo-4: E-Cam Takviyeli Poliesterin Mekanik Özelliklerine Değişik Fiber Formlarının Hacim Fraksiyonunun Etkisi


BMC
SMC
CSM
Dokuma
*Tek-yönlü, eksensel
*Tek-yönlü, transvers
Cam miktarı, % ağ.
20
30
30
50
70
70
Gerilme modülü, GPa
9
13
7.7
16
42
12
Gerilme kuvveti, MPa
45
85
95
250
750
50
BMC: bulk molding compound, SMC: sheet molding compound, CSM: chopped strand mat,
Dokuma: woven roving, *
Paralel sürekli fiberler


1. Bulk kalıplama (moulding) bileşiği (BMC): Bu tip malzemelere sadece kalıplama bileşikleri de denir; kullanılan fiberler oldukça kısadır (3-12 mm) ve üç yönde rastgele oriyente edilmişlerdir. BMC’ler fazla miktarlarda mineral partiküller (kalsyum karbonat gibi) yüklemeye müsaittirler; bu tip dolgu maddeleri kompozite, boyutsal kararlılığı koruma, yüzeyin muntazam olması ve maliyetin düşürülmesi gibi avantajlar sağlar. BMC’ler hem partikülat ve hem de fibrous takviyeler içerdiğinde bir hibrid kompozit tipi olarak düşünülebilir.

2. Kesilmiş (chopped) strand matlar (CSM): Takviye faz olan süreksiz fiberlerin uzunluğunu ~25 mm dolayında olduğu ve iki yönde rastgele oriyente edildiği kompozitlerdir.

3. Levha (sheet) kalıplama kompaundları (SMC): Kesilmiş fiberlerin (uzunluk 25-50 mm) rastgele ve iki yönde oriyente edildiği malzemelerdir. BMC’de olduğu gibi bu tür kompozitler de, kalsyum karbonat ve klay gibi tanecik dolgu maddeleri içerir.

Tablo-4’de görüldüğü gibi aynı miktarlarda fiber içerdikleri halde SMC’ın gerilme modülü CMS’den önemli derecede yüksektir; nedeni, SMC’in aynı zamanda partikülat takviye de içermesidir. Ancak partiküllerin kompozitin modülünü yükseltmesine karşın gerilme kuvvetini yükseltmediği de görülmektedir. Böyle bir durum partikül takviyeli polimerler için geçerlidir, oysa metal matris kompozitler ve seramik matris kompozitlerde partiküller hem gerilme modülünü ve hem de gerilme kuvvetinin yükseltir.

Fabrikler ve dizili fiberlerle kuvvetlendirilmiş kompozitlerin fiber yönündeki gerilme modülü ve gerilme kuvveti, süreksiz fiberlerle takviyeli kompozitlerden çok yüksektir. Örneğin, dokuma roving takviyeli kompozitin gerilme kuvveti (warp-çözgü yönünde ölçüldüğünde) CSM’ın iki katından daha yüksektir. Ölçmenin warp yöne dik olan weft (atkı) yönünde yapılması durumunda da benzer veya çok az düşük modül ve kuvvet değerleri elde edilir, dokuma ‘dengelenmiştir’; yani dokumanın birim uzunluğunda warp ve weft yöndeki fiber sayısı yaklaşık olarak eşittir.

Tablo-4’de görüldüğü gibi, tek-yönlü kompozitin eksensel (aksiyal) gerilme modülü ve kuvveti dokuma takviyeli kompozitten daha yüksektir. Transvers yöndeki değerler hem aksiyal yöndeki değerden ve hem de dokuma takviyeli kompozitin değerinden daha düşüktür.


2.3.2. Termal Özellikler

Malzemelerin fiziksel özellikleri pek çok uygulamada kritik değerlerdir. Burada mühendislik branşlarında yaygın kullanım alanlarına sahip bazı monolitik malzemelerle, bunlardan hazırlanan tipik kompozitlerin yoğunluk, CTE (termal genleşme katsayısı) ve TC (termal iletkenlik) karakteristikleri ele alınmıştır. Bir malzemeden ısının uzaklaştırılması doğrudan iletimle ilgilidir; bu nedenle termal iletkenlik kompozitler için önemli bir özelliktir.

Pek çok uygulamada (örneğin uzay araçları, havacılık, ve taşınabilir sistemler gibi) malzemenin yoğunluğu, dolayısıyla ağırlığı da önemli bir özelliktir. Termal iletkenlik ve yoğunluk özelliklerine ilaveten kompozitlerin CTE değerleri de çok önemlidir; örneğin, elektronikte kullanılan yarı iletkenler ve seramik substratlar kırılgan malzemelerdir. Oysa termal iletkenlikleri yüksek, CTE değerleri istenilen aralıklarda, düşük yoğunluklu ve fevkalade mekanik özelliklerde çok sayıda kompozitler yapılabilmektedir. Tipik örnekler olarak, zift bazlı ultra yüksek termal iletken (UHK) takviyeli PMC, MMC ve CCC ile silikon karbid partikül takviyeli aluminyum, berilyum oksit partikül takviyeli berilyum ve elmas partikül takviyeli aluminyum ve bakır gösterilebilir.

Örnek olarak tablo-6’da elektronik paketlemede kullanılan UHK karbon fiberlerle takviyeli bazı kompozitlerin ve kıyaslama amacıyla monolitik bakır ve 6063 aluminyumun fiziksel özellikleri verilmiştir. Kompozitlerdeki beş farklı matris epoksi, aluminyum, bakır, berilyum ve karbondur.


Şekil-33: Bazı monolitik malzemeler ve kompozitlerin CTE-CT özellikleri

Şekil-33’de elektronik paketlemede kullanılan Tablo-6’daki kompozitler [(SiC)p/Al, (SiC)p/Be, (elmas)p/Cu, C/Ep, C/Al, C/Cu, C/C], ile monolitik metaller ve bazı diğer malzemelerin, termal iletkenlikleri CTE değerlerinin fonksiyonu olarak verilmiştir. Şekildeki bakır–tungsten (Cu–W), bakır-molibden (Cu–Mo), berilyum–aluminyum (Be–Al), aluminyum–silikon (Al–Si) metal-metal kompozitler, silvar ise gümüş ve nikel-demir alaşımıdır.


Tablo-5: Bazı PMC, MMC ve CMC’lerin Mekanik Özellikleri

Takviye / Matris
Uzama, MPa
Gerilme, MPa
Kopma, MPa
Polimer Matris Kompozit (PMC)



E-cam (%73.3 hac.) / epoksi
56 x 103
1.640
-
Al2O3 whiskerler (%14 hac.)/epoksi
41 x 103
779
-
C (%67 hac.) / Epoksi
221 x 103
1206
-
Kevlar (%82 hac.) / epoksi
86 x 103
1517
-
B (%70 hac.) / epoksi
245 x 103
1750
-
Metal Matris Kompozit



Al2O3 (%10 hac.) / Al
-
330
-
W (%50 hac.) / bakır
260 x 103
1100
-
W partiküller (%50 hac.) / bakır
190 x 103
380
-
Seramik Matris Kompozit



SiC whiskerler / Al2O3
-
-
800
SiC whiskerler / SiC
-
-
750
SiC whiskerler /Si3N4
-
-
900


Tablo-6: Elektronik Paketlemede Kullanılan Bazı Kompozitlerin Fiziksel Özellikleri

Matris
Takviye
V/O, %
Yoğun., g/cm3
CTE, ppm/K
TC(a), W/m.K
TC(b), W/m.K
Al (6063)
-
-
2.7
23
218
81
Bakır
-
-
8.9
17
400
45
Aluminyum
SiC partikül
70
3.0
6.5
190
63
Berilyum
BeO partikül
60
2.6
6.1
240
92
Bakır
Elmas partikül
55
5.9
5.8
420
71
Epoksi
UHK CF
60
1.8
-0.7
330
183
Aluminyum
UHK CF
26
2.6
6.5
290
112
Bakır
UHK CF
26
7.2
6.5
400
56
Karbon
UHK CF
40
1.8
-1
360
195
CTE: termal genleşme katsayısı, (a)TC: düzlem-iç ve (b)TC: spesifik termal iletkenlikler