Fluoresans Analiz Cihazları (fluorescence analyzers)

Fluoresans cihazlarının kısımları ultraviyole-görünür fotometreler veya spektrofotometrelerdekine benzer. Şekil-2'de bu kısımların bir "fluorometre" veya "spektrofluorometre" deki dizilişleri gösterilmiştir. Hemen hemen tüm fluoresans cihazlarda, kaynak gücündeki dalgalanmaları gidermek için, çift demetli optikler kullanılır. Önce örnek demeti bir uyarıcı filtre veya monokromatörden geçerek örnekten çıkan fluoresans dalga boylarını uyarır, fakat diğer dalga boylarını etkilemez. Örnekten her yönde fluoresans ışın emitlenir, bunlar en iyi, uyarılan demete göre doğru açı altında gözlenebilir; çözeltiden ve hücre duvarlarından saçılan diğer ışınlar fluoresans şiddetin ölçülmesinde hatalara neden olabilirler. Emitlenen ışın, ölçülecek fluoresans piki ayıran ikinci bir filtre veya monokromatörden geçtikten sonra bir fotoelektrik dedektöre ulaşır.

Referans demet, gücünü fluoresans ışına göre 100 kat veya dahafazla azaltan bir atenuatörden geçer; referans ve örnek fototüplerinin çıkışı sonra bir işlem amplifikatörüne, bunun çıkışı da bir metre veya kaydediciye beslenir. Fluoresans cihazların çoğu null tiptir, bu durum optik veya elektrik amplifikatörlerle sağlanır.


Şekil-2: Bir fluorometre veya spektrofluorometrenin kısımları


Fluorometre ve spektrofluorometrelerin karmaşıklığı ve performans özellikleri absorbsiyon cihazlarından oldukça değişiktir. Fluorometrelerdeki uyarılan ve emitlenen dalga boylarını sınırlayan filtreler absorbsiyon fotometrelerdekine benzer. Spektrofluorometreler iki tiptir. Birincisinde, uygun bir filtre ile uyarılan ışın sınırlandırılır ve bir grating veya prizmalı monokromatörle bir fluoresans emisyon spektrumu piki ayrılır. Bazı ticari spektrofotometrelerde bunların spektrofluorometre olarak kullanılmasına olanak veren adaptörler bulunur.


1. Cihazların Kısımları

Fluorometreler ve spektrofluorometreler sadece detaylarda farklıdır; burada bu farklılıklar belirtilecektir.

Kaynaklar: Uygulamaların çoğunda, absorbsiyon ölçmelerinde kullanılan tungsten veya hidrojen lambasından daha şiddetli bir kaynağa gereksinim vardır. Bu bir civa veya ksenon ark lambası olabilir.

Ksenon ark lambası, akımın bir ksenon atmosferinden geçirilmesiyle yüksek şiddette ışın üretir. Spektrum 250-600 nm dolayında bir pik verir. Bazı cihazlarda, lambada bir kapasitörün deşarjı ile düzgün pırıltılar elde edilir; böylece yüksek şiddetler alınır. Ayrıca, fototüplerin çıkışı ac olduğundan tümüyle kuvvetlendirilerek iletilebilir.

Civa ark lambaları şiddetli hat spektrumu verirler. Yüksek-basınç lambaları (~ 8 atm.) 366, 405, 436, 546, 577, 691 ve 773 nm'de hatlar verir. Düşük basınç lambalarında silika pencereler bulunur, bunlar ayrıca 254 nm'de’de şiddetli bir hat verirler. Fluoresans bileşiklerin çoğundaki fluoresans davranış dalga boylarındaki bir değişiklikten etkilendiğinden, civa hatlarından en az bir tanesinin bulunması yeterlidir.

Son gelişmelerde fluorometrede çeşitli lazer kaynakları kullanılmaya başlanmıştır. Pulslu bir azot lazerinin bulunduğu ayarlanabilir boya lazeri bunlardan biridir. Bu kaynakla 360-650 nm arasında ışın üretilir. Böyle bir sistemle çalışıldığında bir uyarma monokromatörüne gereksinim olmaz.

Filtreler ve Monokromatörler: Fluorometrelerde girişim ve absorbsiyon filtreleri kullanılır. Spektrofluorometrelerin çoğunda ise gratingli monokromatörler bulunur.

Dedektörler: Tipik fluoresans sinyalin şiddeti düşüktür ve ölçülmesi için büyük derecelerde kuvvetlendirmeye gereksinim vardır. Hassas fluoresans cihazlarda dedektör olarak en çok fotomultiplier tüpler kullanılır.

Hücreler ve Hücre Bölmeleri: Silindirik ve dikdörtgen hücreler cam veya silikodan yapılır. Hücrenin bulunduğu bölme dedektöre ulaşan saçılan ışını en aza indirecek şekilde dizayn edilmelidir. Bu amaçla bölmeye baffıllar yerleştirilir.


Şekil-3: Turner model 110 fluorometrenin, optik dizaynı


Fluorometreler: Şekil-3'de, bir civa lambası ve tek bir fotomultiplier tüp (dedektör olarak) bulunan çift-demetli bir fluorometrenin şematik diyagramı verilmiştir.

Lambadan gelen ışının bir kısmı bir filtreden geçerek örneğe gelir. Fluoresans ışın sonra ikinci bir filtreden dedektöre geçer bir referans demet ışık kamının aynalanmış yüzeyinden, fotomultiplier tüpü yönlendiren bir parlak ışık borusuna yansıtılır. Dönen ışık kesici bu referans demetin ve fluoresans demetin, sıra ile, dedektör yüzeyine çarpmasını sağlar, böylece güçleri farklı olan demetler bir ac sinyali üretirler; ac sinyalinin fazını kuvvetli olan demet belirler. Bu fark ve işareti, bir faz-hassas aletle bir metre ibresini hareket ettirecek şekle dönüştürülür (Şekil-3'de gösterilmemiştir). Referans demetin gücü sonra ışık kamının dönmesiyle değişir, kam dedektöre ulaşan referans demetin miktarını mekanik olarak artırır veya azaltır. Kamda, herbir bölmesi eşit miktarda ışığı belirten doğrusal bir kadran bulunur.

Bir null aleti her iki yönden de sıfırlanabilecek şekilde ayarlanmalıdır. Tümü fluoresans olmayan bir örnek için dedektöre fazlardan birinden ışık gelmeyeceğinden null noktasına sadece bir yönden ulaşılır. Sonucun hatalı olmaması için, dedektöre fluoresans demetle "faz içinde" olan sabit şiddetli üçüncü bir demet (ışık yolu yönünde) gönderilir, böylece fotomultipliere bir miktar ışın çarpar. Ölçülen fluoresansa üçüncü demetin etkisi, hücre bölmesine bir şahit konulup fluoresans kadranı sıfıra ayarlanarak giderilir; referans demetin şiddeti, optik bir null noktasına ulaşılıncaya kadar şahit tarafından azaltılır. Bu işlem bir seri analiz sırasında sık sık yapılmalıdır.

Bu tip çift-demetli cihazda tek-dedektörle, kararlı dedektör hassasiyeti ve kaynak çıkışı için uzun-zaman gerektiği halde, tekrarlanabilirlik çok iyidir. Bu nedenle kalibrasyon eğrilerinin, sadece arada sırada, bir standartla kontrolü yeterli olur. Bazı cihazlar tek-ışın yollu olarak dizayn edilmişlerdir.

Spektrofluorometreler: Spektrofluorometre yapan birkaç firma bulunur. Basit ve tipik bir cihaz Şekil-4'de gösterilmiştir. Bunda iki tane gratingli monokromatör vardır. Ksenon lambasından gelen ışın birinci monokromatörde dağıtılır ve örneği uyarır. Oluşan fluoresans ışın, ikinci monokromatörden dağıtıldıktan sonra, bir fotoselde algılanır. Okuma bir metre veya kaydedici ile yapılır. Cihaz, sadece birinci monokromatör ile, absorbans ölçmelerinde kullanılabilir.

Şekil-4'deki gibi bir cihaz ile kantitatif analizlerde fevkalade spektrumlar alınır. Spektranın mükemmelliği çıkışın sadece fluoresansa değil, aynı zamanda lambanın özelliğine, dedektöre ve monokromatörlere de bağlı olmasından kaynaklanır.

Bütün bu cihaz özellikleri dalga boyu ile değişir ve cihazdan cihaza farklı bir durum gösterir. "Düzeltilmiş" (cihazın etkilerinden kurtarılmış) bir spektrum elde edebilmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir; yeni ve geliştirilmiş cihazlar doğrudan doğruya düzetilmiş spektrayı çizerler.


Şekil-4: Bir spektrofluorometre (cihaz absorbsiyon ölçmelerinde de kullanılabilir) 


2. Fluorometrenin Uygulama Alanları

Fluorometrik yöntemler, spektrofotometrik tayinlerdekinden daha düşük konsantrasyonlara uygulanabilir. İki yöntem arasındaki temel farklılık, fluorometrede konsantrasyon-ilişki parametresinin (F) kaynağın gücünden (P0) bağımsız olarak ölçülebilmesidir. Tersine, spektrofotometrik ölçmelerde P0 ve P etkindir, çünkü konsantrasyona-bağımlı A parametresi bu iki miktarın oranına bağlıdır. Bir fluorometrik yöntemin hassasiyeti P0 ın artırılması veya fluoresans sinyalin daha fazla kuvvetlendirilmesiyle artırılabilir. Spektrofotometrede ise P0'ın artırılması P'nin’de orantılı olarak artmasına neden olacağından A'yı etkilemez; böylece, hassasiyette bir yükselme elde edilemez. Benzer şekilde, dedektör sinyalinin kuvvetlendirilmesi de P ve P0 üzerinde ayni derecede etki yapacağından A'da herhangi bir iyileşme sağlanamaz. Bu nedenlerle, fluorometrik yöntemler, ayni amaçlarla kullanılan spektrofotometrik işlemlerden 1-4 derece kadar daha hassas sonuçlar verir.


3. İnorganik Analizler

İnorganik fluorometrik yöntemler iki tiptir. Birincisi doğrudan analiz yöntemidir; bunda, bir fluoresans şelat oluşturularak bunun emisyonu ölçülür. İkinci yöntemde, analizi yapılan maddenin söndürülme (guenching) özelliğinden yararlanılır; yöntem fluoresanstaki azalmanın ölçülmesine dayanır (anyon analizlerinde çok kullanılır).

Fluoresans Şelat Oluşturan Katyonlar: Fluoresans şelat oluşturan geçiş-metallerinin sayısı iki nedenle sınırlanır. Birincisi bu iyonların çoğunun paramagnetik olmasıdır; bu özellik sistem içi geçiş hızını artırarak üçüz hale geçişi kolaylaştırır. Bu durumda fosforesans davranış gözlenebildiği halde, fluoresansla deaktivasyon oluşamaz. İkinci neden, geçiş-metalleri komplekslerinde çok yakın ve çok sayıda enerji seviyelerinin bulunmasıdır; bu durum deaktivasyonun iç geçişle gerçekleşme olasılığını yükseltir. Geçişsiz-metal iyonlarında üçüz halden veya iç geçiş sonucu deaktivasyon işlemlerine çok nadiren raslanır; bu tip iyonlarda fluorometre uygulanabilir. Geçişsiz-metal katyonların çoğunlukla renksiz olduklarını ve renksiz şelatlar yapma eğilimlerini de belirtmek gerekir; bu nedenle, çoğu zaman, spektrofotometreyi tamamlayıcı bir yöntemdir.

Fluorometrik Reaktifler (Maddeler): Katyon analizlerinde kullanılan en başarılı fluorometrik reaktifler, metal iyonu ile şelat yapmayı sağlayacak iki veya daha fazla fonksiyonel grubu bulunan aromatik yapılardır. Bu tip dört maddenin yapıları aşağıda verilmiştir:




Seçilmiş bazı fluorometrik reagentlar ve uygulamaları ise Tablo-2'de verilmiştir. Daha fazla bilgi için çeşitli literatürlerden yararlanılabilir.


Tablo-2: İnorganik Maddeler İçin Seçilmiş Fluorometrik Yöntemler

İyon
Reagent
Dalga Boyu, nm
Hassasiyet, mg/ml
Engelleyici
(girişim)
Absorb-siyon
Fluore-sans
Al+3
Alizarin garnet R
470
500
0.007
Be, Co, Cr, Cu, F-, NO3-, Ni, PO4-3, Th, Zr
F-
Alizarin garnet R-Al kompleksi
470
500
0.001
Be, Co, Cr, Cu, Fe, Ni, PO4-3, Th, Zr
B4O7-2
Benzoin
370
450
0.04
Be, Sb
Cd+2
2-(o-hidroksifenil) benzoksazol
365
Mavi
2
NH3
Li+
8-hidroksi-kinolin
370
580
0.2
Mg
Sn+4
Flavanol
400
470
0.1
F-, PO4-3, Zr
Zn+2
Benzoin
-
yeşil
10
B, Be, Sn, renkli iyonlar


4. Organik Maddeler

Organik sorunlara uygulanan fluorometrik analizlerin sayısı şaşırtıcıdır. "Organik ve Genel Biyokimyasal Maddeler" başlığı altında 100'den fazla madde için bilgi bulunabilir.

Adenin, antranilik asit, aromatik polisiklik hidrokarbonlar, sistein, guanidin, indol naftoller, bazı sinir gazları, proteinler, salisilik asit, skatol, triptofan, ürik asit, ve varfarin bu tablolardaki bazı maddelerdir. Fluorometrik olarak analiz edilebilen 50 kadar tıbbi madde sayılabilir. Bunlardan bazıları adrenalin, alkilmorfin, kloroquin, digitalis prinsipıls, liserjik asit dietilamin (LSD), penisilin ve fenobarbütaldir.

Bu tablolarda on kadar steroid ve bir o kadar da enzim ve koenzim için de analiz yöntemleri bulunur. Bazı sanayi ürünlerinin analiz yöntemleri de verilmiştir; klorofil, ergot alkoloidler, rauwolfia alkaloidleri, lavanoidler, ve reten analizleri gibi. Vitaminler ve vitamin ürünlerini içeren 18 kadar tablo bulunur; askorbik asit, folik asit, nikotinamid, pridoksal, ribovlavin, tiamin, vitamin A, ve Vitamin B12 bu tablolarda bulunan maddelerden bazılarıdır.

Fluorometrenin yiyeceklerde, farmasetiklerde, klinik örneklerde, ve doğal ürünlerde çok geniş bir uygulama alanı bulunur. Yöntemin bu alanda başarıyla uygulanabilmesinin en önemli nedeni hassasiyeti ve seçiciliğidir.