Metal Matris Kompozitler; Matris Faz, Dispers Faz, Arayüz (matrix phase, disperse phase, interface)


Matris Faz

Metal matris kompozitler, esneyebilir (ductile) bir metal matris ile takviye malzemelerden oluşur; matris daima bir metal olarak tanımlanırsa da metaller ve hafif metal alaşımlarıdır. Metal matris kompozitlerin çalışma sıcaklıkları ~200-800 0C’dir; bu nedenle yüksek sıcaklık uygulamaları gerektiren ortamlara uygundur.

Metal matris kompozitlerde kullanılan metaller genellikle konvensiyonal alaşımlardır. Yapısal MMC’de kullanılan metalik matris malzemeler genellikle aluminyum, titanyum, demir alaşımları ve intermetalik bileşiklerdir. Bakır, kurşun, magnezyum, kobalt, gümüş ve süper alaşımlar da önemli metal matrislerdir. Kompozitteki metallerin özellikleri üretim prosesine bağlıdır, çünkü, metaller elastik-plastik malzemelerdir, özellikleri karşılaştıkları mekanik gerilimler ve sıcaklık değişikliklerine göre şekillenir.

Metaller ve metalik alaşımlar, metalik bağlanma nedeniyle çok yüksek mekanik özelliklere (stiffness, kuvvet, ductilite, dayanıklılık) ve fonksiyonel özelliklere (yüksek termal ve elektrik iletkenliği) sahip malzemelerdir. Temel deformasyon mekanizması kayma (dislocation slip) hareketidir; alaşımlayıcı elementler ilave edilerek bu olumsuzluk büyük ölçüde giderilebilmektedir. Bu tür elementler ikinci fazlar veya katı çözeltiler oluşturarak kayma hareketini düzeltir.


Şekil-7: Tipik metal matrisler; metaller ve alaşım sistemleri
  
Metalik malzemelerin önemli dezavantajları yüksek yoğunlukları, spesifik uygulamalar için (güç üniteleri gibi) ergime noktalarının düşük olması ve yüksek sıcaklıklardaki kimyasal aktiviteleridir.

Çok kullanılan metal matrisler aluminyum ve titanyum bazlıdır. Bu iki metalin de spesifik gravitesi düşüktür ve çeşitli alaşımları vardır. Magnezyum da hafif bir metal olmasına rağmen oksijene karşı büyük ilgisinden dolayı atmosferik oksidasyona uğraması nedeniyle pek çok uygulamaya elverişli değildir. Tüm yapısal metaller arasında berilyum en hafif olanıdır ve gerilme modülü çelikten daha yüksektir; ancak kırılganlığı matris malzemesi olmasını zorlaştırır. Ni ve Co bazlı süper alaşımlar da matris olarak kullanılmaktadır; fakat bunlardaki alaşım elementlerin yüksek sıcaklıklarda fiberleri oksitleme eğilimleri dikkate alınmalıdır.

En çok kullanılan matris malzemeler hafif alaşımlardır; çünkü, bu tür malzemelerin ergime sıcaklıkları düşüktür (fiberleri bozmadan, infiltrasyona olanak verir) ve kompozitin yüksek sıcaklık mekanik özelliklerini yükselirler.

Aluminyum alaşımlar, özellikle dökme Al-Si alaşımlar ve dövme Al-Cu alaşımlardır. Ergimiş Al alaşımların viskozitesi düşüktür ve SiC veya Al3O2 partiküller ile takviye edildiğinde sertliği, aşınma direnci, spesifik stiffness ve kuvveti yükselir.

Titanyum alaşımlar (Ti-6Al-4V), seramik fiberlerle (SiC, C) takviyelendirildiğinde yüksek sıcaklık (600 0C) uygulamalarında kullanılabilen çok yüksek spesifik özelliklerde kompozitler elde edilir. Ergimiş metalik alaşımlar çok reaktiftir, takviye malzemeyle kimyasal reaksiyona girerler. Bu tür sorunları önlemek için fiber kaplama, katı halde proses (toz metallurji), hızlı katılaştırma teknikleri, matrisin kimyasal bileşiminde modifikasyonlar, gibi yöntemler uygulanabilir.


Dispers Faz

Metal matris kompozitler çeşitli takviye malzemeleriyle kuvvetlendirilebilir (Şekil-8). Takviye malzemeler üç-boyutlu (partikülat), iki-boyutlu (laminar) veya tek-boyutlu fiber olabilir. Farklı takviyelerin kullanıldığı metal matris kompozitlerin mekanik özellikleri ve işlenme teknikleri de farklıdır.

Metal matris kompozitler üç gruptur:

·         Kuvvetlendirici ve matris birbiri içinde çözünmezler.
·         Kuvvetlendirici ve matris birbiri içinde kısmen çözünürler.
·         Matris ve kuvvetlendirici yönünden kritik olan ve genellikle karşılaşılan üretim kaynaklı sorunların proses kontrolleri ile çözülebildiği MMC’ler.

Metal matris kompozitlerde kullanılan takviye malzemeleri, sürekli fiberler, süreksiz fiberler, whiskerler, teller ve partiküllerdir (plateletler dahil). Bunlardan teller (metallerdir) dışındakiler genellikle seramiklerdir: Tipik olarak bu seramikler, ortam sıcaklığında da yüksek sıcaklıklarda da kuvvet ve stiffness özelliklerini fevkalade bir araya getirebilen oksitler, karbidler ve nitridlerdir.

Metal matris kompozitlerde kullanılan takviyelerin özellikleri, kompozitin üretimi, işlemlemesi ve kompozitteki matris sistemine bağlı olarak çeşitli talep profilleri gösterirler; düşük yoğunluk, mekanik uyumluluk, termal stabilite, yüksek Young’s modülü, yüksek sıkıştırma ve gerilme kuvveti, iyi işlenebilirlik ve ekonomik verim gibi. Bu tür özellikler sadece metalik olmayan inorganik takviye malzemeleriyle karşılanabilir. Metal takviye için seramik partiküller veya tercihen fiberler, veya karbon fiberler kullanılabilir. Metalik fiberler, yoğunluklarının yüksek olması ve matris alaşımla reaksiyona girme eğilimleri nedeniyle uygun takviye malzemeleri değildir. Çeşitli takviye malzemelerin üretimleri, işlemlenmesi ve uygulama tipi, kompozitlerin üretim tekniklerine bağlıdır. Farklı takviyelerin bir araya getirilmesi de, hibrid tekniklerde olduğu gibi, mümkündür.


Şekil-8: Metal matris kompozitlerde kullanılan takviye malzemeler

Arayüz (Arafaz)

Metal matris kompozitlerde mikroyapı ve arayüzler birbirleriyle ilişkilidir. Matris ve takviye malzeme arasındaki kimyasal etkileşimler ve reaksiyonlar, arayüzün yapışkanlığını belirler; dolayısıyla kompozitin özelliklerini ve mekanik davranışlarını önemli derecede etkiler. Seramik metal arayüzler genlikle yüksek sıcaklıklarda oluşur. Yüksek sıcaklıklarda difüzyon ve kimyasal reaksiyon kinetiği daha hızlıdır. Bir MMC için optimum arayüz özellikleri, zaman, sıcaklık, basınç gibi çeşitli parametreler termodinamik, kinetik ve termal datayla bir arada yorumlanarak belirlenir. Mekanik ve kimyasal bağlanmalar bağ kuvvetine yardımcı olabilir.

MMC’ler yüksek sıcaklık uygulamalarda uzun süre mikroyapılarını korurlar. Mikroyapıdaki ve arayüzdeki değişiklikler malzemenin termal stabilitesini düşürür ve çökmesine neden olur. Örneğin, elektrik mühendisliğinde geniş bir kullanım alanına sahip olan karbon fiber takviyeli bakır matrisli kompozitlerdeki seyreltik bakır-karbon çözeltileri tipik MMC arayüzlerdir. Arayüz, karbon fiber üzerindeki Cu-C etkileşim sınırında oluşur; karbon atomu oktahedral yapının merkezinden saparak kimyasal bağla bakır-bazlı katı çözeltiyi oluşturur.

Bir diğer örnek grafit fiberin titanyumla kaplanarak arayüz oluşturulmasıdır. Grafit fiberle reaksiyona giren Ti kaplama, sinterleşme prosesi sırasında sürekli ve muntazam TiC tabaka formuna dönüşür. Bu TiC ara tabaka, grafit fiber/bakır kompozitin arayüz yapısını oluşturur.


Tablo-10: Aluminyum ve Magnezyumun Kuvvetlendirilmesinde
Kullanılan Tipik Süreksiz Takviyeler

Takviye
Saffil (Al2O3)
SiC partikül
Al2O3 partikül
Kristal yapısı
a-Al2O3
heksagonal
heksagonal
Yoğunluk (g/cm3)
3.3
3.2
3.9
Ortalama çap (μm)
3.0
değişken
değişken
Uzunluk (μm)
~ 150
Mohr sertliği
7.0
9.7
9.0
Kuvvet (MPa)
2000
Young’s modülü (GPa)
300
200–300
380


Şekil-9: Metal matris kompozit arayüz SEM görüntüleri

Şekil-10: Mg alaşımı/Al2O3 fiber arayüzde reaksiyon ürünleri
SEM ve TEM görüntüleri